Balığın Bildiği

Arkadaş Band ile Röportaj-Gazete Yenigün

Arkadaş Band’in kuruluş öyküsünden bahseder misiniz ?

Arkadaş Band, Arkadaş Okul ve Yedi İklim Eğitim Kooperatifi bünyesinde çocuklarla yetişkinlerin beraber dinleyebileceği müzikler yapma arzusuyla kuruldu. 2010 yılından bu yana Arkadaş Okul çevresinde birçok kişinin katkısı ile oluşan müzik iklimi bu çalışmaların bir müzik grubu ile yürütülmesine evrildi ve ilk albümünü 2023’de yayınladı.

Grubun müzik anlayışı nasıl bir anlayış dayanıyor ?

Pedagojiyi her anlamda mesele ediniyor ve müziği de bu manada bir değer olarak icra ediyoruz. Şarkılarımız; hem anlamsal hem de sanatsal bağlamda, çocuk ve yetişkin arasındaki hiyerarşiyi kırıp ortak bir estetik zeminde buluşturmayı amaçlıyor. Bu yüzden özellikle çocuk ve yetişkinleri birlikte yakalayan hikayelere sahip şarkılar üretmeye çalışıyoruz.

Öz üretimi ve kolektif bir yaratımı esas alıyoruz. Söz yazımını, bestesini, seslendirişini, enstrüman çalımlarını, stüdyo kaydını ve düzenlemesini tamamen Arkadaş Okul topluluğundan insanlarla ortak emekle, Arkadaş Okul’un çatı katında gerçekleştiriyoruz. Müzik çalışmalarımızı; okul ekibimiz, ailelerimiz, çocuk arkadaşlarımız, kooperatifimizden dostlarımız arasında  harmonik bir bağlantı olarak görebiliriz.

Albümlerinizde çokdilli şarkılar öne çıkıyor. Bu konuda duyarlılığınızdan bahseder misiniz ?

Arkadaş Band’deki müzik anlayışımız okulumuzun ve kooperatifimizin ilkeselliğiyle tutarlıdır.  Yerellik, çoğulculuk okulumuzun pedagojik modelinin önemli nosyonlarıdır. Bu anlamda hem grup üyeleri hem de okul topluluğundan arkadaşlarımızın kendisinden getirdiği kültür, dil, arzu, bireysel ve toplumsal ihtiyaç; ekibimiz açısından doğal bir meyil ve odaklanma önemi taşır. Örneğin öğretmen arkadaşlarımızdan birisinin ana dilinin Arapça olması, okuldaki çocuk arkadaşlarımızdan birisinin dilinin Zazaki olması, ekip üyelerimizden birisinin çocukluğunda Romeyika diline şahitlik etmesi ekibimizin yeteneklerini kullanma konusunda çokkültürlülükten yana doğrudan sorumluluklar veriyor.

Çocukluktan getirdiğimiz ezgiler, sözler, hisler yaşamımızın bütününe eşlik eder. Bundan ötürü herkesin kendi ana dilinde bir şarkıyla karşılaşması, dans edip oyunlar oynaması; onu yaşaması ve arkadaşlarıyla/ailesiyle paylaşması temel bir haktır. Arkadaş Band’de bu hakkı sahipleniyoruz. Özellikle Anadolu’da kaybolan/tehlike altında olan dillerde müzik yapmaya dair özel bir dikkat oluşturduk.

Konsere girişler biletli değil, takaslı olacak ? Bu farklı fikir nereden geliyor ?

Birlikte bir yaşam kültürü için çalışmak demek, adil ve ekolojik ekonomi modellerini mesele edinme gerekliliğini ifade ediyor. Takas, emek metalaşmasından ırak bir paylaşım kültürüne aittir. İnsanların yere yakın evlerinde, toprağa basıp pencere pencere bakışabildikleri komşuluk ilişkilerinden aldığımız bir mirastır. Okulumuzda her mevsim yer verdiğimiz bir gelenektir. Henüz Arkadaş Band kurulmadan önce okulumuzda bestelenmiş bir Takas Şarkısı var, ilk albümüzde yer alıyor. Bu kısa şarkımız, en çok dinlenenimiz, çünkü paylaşmak doğamızda !

Konser buluşmasını bu nedenle takasla birleştirdik . Tınıları kavuşturmadan önce Takas Şarkısı’nın sözlerinde de ifade ettiğimiz üzere  “benim olanın senin, senin olanın benim” yapıldığı bir paylaşım, ‘’biz bize’’ müzik yapmaya bir geçiştir. Önce hikayelerimiz yer değiştirir, sonra seslerimiz iç içe geçer.

Takasa katılım için herkesin kendisinden bir şey getirmesini istiyoruz. Katılmak isteyen kişilerin gelmeden önce bir takas kartı hazırlamasını, kartın bir tarafına getirdiği eşyaların, diğer tarafına aldığı eşyaların sayısını yazmasını/çizmesini bekliyoruz. Takas sonrası o kart, onların konser bileti olacak. Sonrası oyunluk müzistanlık!

Kooperatifimizden ve gönüllülerimizden oluşan bir takas memurluğu kurulacak ve  değiş tokuşta kolaylaştırıcı olacak. Takas pazarı ile ilgili işleyiş detaylarına konser duyuru metinlerimizden ayrıntılı ulaşılabilir.

Geçtiğimiz haftalarda Gazze için umut yüklü bir şarkı yayınladınız.

Evet, geçtiğimiz haftalarda Gazze’deki ablukayı kırmak üzere yola çıkan filolara selam uğurlayan, Gazze’deki ve kendi coğrafyamızdaki çocukların ortak düş göğünden ilham alan bir şarkı yaptık. Filistinli şair Mahmoud Darwish’in ‘’Rüzgar şiir yazamaz ama bizi nehre götürebilir.” dizesinden yola çıktık ve Gassan Kanafani’nin Hüzünlü Portakal Yurdu kitabına dokunarak umuda, harekete, barışçıl direngenliğe gülümseyen bir şarkı besteledik. Çocuk iyimserliğini anlatan Ahmet Uluçay’ın Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmine de göz kırptık.

Esasında şarkımız, hepimize… Yaşam gücümüze oyunsu bir davette bulunuyor. Umuttan ziyade ortaya bir inanç, mücadeleye bir omuz koyuyor. Mümkün olmayanların arasında yaratılan mümkünlüğü önüne alıyor.

Takviminizde nasıl çalışmalar var ?

31 Ekim’de, İzmir Müzik müzesinin konser salonunda ilk konserimizi gerçekleştireceğiz. Daha sonra Ayvalık’ta bir konser organize etmeyi planlıyoruz. Farklı coğrafyalarda yaşayan çocuk ve yetişkinlerle Arkadaş*ça karşılaşmak ve bir ahenkte buluşmaya dair hayalliyiz. Özellikle çokdillilik konusunda çalışmalar yapmak istiyoruz. Yok olmakta olan ve tehlike altındaki dillerde çocuklarla birlikte kendi yerelliklerinde şarkılar üretmeye yönelik bir proje hazırlıyoruz. Hem yeni konser planları hem de projenin takvimi İzmir konserimiz sonrasında biraz daha belirginleşir diye düşünüyoruz. İş ve düş birlikleri kurmaya meraklıyız!

Bu röportaj, 24 Ekim 2025 tarihinde Nurdan Etik imzasıyla Gazete Yenigün’de özel haber olarak yayınlanmıştır.

 

Albüm Tanıtım Videosu

Bunlar da hoşunuza gidebilir...