Doğa nerededir? Yanımızda yöremizde mi? Ötemizde berimizde mi? Arada derede mi? Yoksa zaten hep içimizde mi?
Bir ağacın gövdesine baktığımızda ne görürüz? Kayaların arasından sızan ince bir kaynak suyuna? Bir köy çeşmesine? Peki ya bir baraja? Aşılanmış bir ağaca? Sürülmüş toprağa? Bir köy evine? Asfalta, betona, çimentoya? Mahalleye, sokağa, okula?
Bir orman yürüyüşünde neleri toplayıp eve götürürüz? Ellerimizde kalanlar neye dönüşür sonra? Bir çakıl taşı, bir kil parçası, bir yaprak ya da bir mantar? Bizimle ne yapar bütün bunlar, bizi neye dönüştürür?
Çocuklar, tıpkı dereler ve ormanlar gibi “kendinde varlıklar”. Olurlar ve yaparlar. Bozup bozup yeniden kurarlar.
Arkadaş Okul ve Yedi İklim Eğitim Kooperatifi bünyesinde tasarlanan ve uygulanan Doğa-Kültür Atölyelerinde deneyim, gözlem, ilişki ve eylemin iç içe geçtiği çeşitli oyunlar kuruyoruz.
Çocukların içinde bulundukları mekân ve zamanla daha derin bağlar kurmasını umduğumuz bu etkinlikler Yedi İklim Kooperatif topluluğundan tasarımcı Barış Onur Örs ile Arkadaş Okul öğretmenleri Dilek Özekes, Gizem Dündar eşliğinde yaygın eğitim müfredatlarının bakmadığı taraflara bakmaya çalışıyor, içimizdeki ve dışımızdaki doğanın birbirinden ayrılamaz bağlarını keşfe çıkıyoruz.
* Doğal malzemelerden işlevsel ve estetik öğeler oluşturmaktan onları geri dönüştürmeye;
*Nesnelerin kentlerin içinde izini sürmekten kendi ayak izlerimizi doğanın içinde gözlemlemeye;
*Mekânı deneyimlemekten hafıza çalışmalarından ekolojik okuryazarlığa;
*Kompost ya da biyogazdan mantara veya ağaç aşılamaya; enerji döngülerini gözlemlemekten doğal gıdaları işlemeye; kili dönüştürüp bir sığınak inşa etmekten bedenimizi bir hamur gibi yoğurmaya kadar tıpkı ormanlar gibi çok katmanlı, dağlar gibi kıvrımlı, kökler gibi birbirine geçmiş, dolanmış atölyeler çocukları bekliyor olacak.
Doğa – Kültür Atölyeleri’nde 6-9 yaş arasındaki çocukların içinde bulunduğumuz kaygı dolu “çoklu krizler çağında”, sorunlarla yüzleşme ve başa çıkma, bağ kurma, birlikte eyleme geçme yeteneklerini pekiştirecek oyun temelli atölyeler kuruyoruz.
Çünkü “Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar, oluşurlar.” (E. K. Ross)






